DÜNYADA SPOR
Giriş Tarihi : 19-04-2022 19:52

Brentford’ın sihri: Duran top setleri

Bu sezon gollerinin % 44'ünü duran toplardan kaydeden Brentford, bu başarısını duran top antrenörü ve harika setlerine borçlu. Bu içerikte, Ada ekibinin duran top setlerini inceleyeceğiz.

Brentford’ın sihri: Duran top setleri

 

Geçtiğimiz yaz, 74 yıllık hasrete son vererek Premier Lig’e yüksemeyi başaran Brentford, mütevazı kadrosuna birkaç net ekleme yaparak sezona başlamıştı.

Thomas Frank ve ekibi, küme düşme adayı olarak gösterildikleri ligde 33 maç sonunda neredeyse ligde kalmayı garantiledi ve ilk 10 bandını zorlar durumda.

Brentford’ın bu başarısının altında, imkanlarına göre çizdiği oyun kalitesinin yanında belirgin bir X faktör var: Duran toplar.

Şu ana kadar gollerinin % 44’ünü (18/41) duran toplardan bulan ekip, farklı aksiyonlara göre tekrarlayan setleriyle hemen her rakibe problem çıkarmayı başardı.

Bu içerikte Ada ekibinin duran top setlerini inceleyeceğiz.

Cueva’nın ilk dokunuşu: Taç atışları

2020 yazına kadar Brentford’ın duran top setlerini İsveçli genç antrenör Andreas Georgson yönetiyordu.

Georgson, yalnızca 6 ay gibi kısa bir sürede herkesi etkilemiş olacak ki, yaz döneminin sonunda Mikel Arteta’nın ekibine katılmak üzere Arsenal’a imza attı.

Bu ayrılıktan birkaç gün sonra kulüp bünyesine dahil edilen Bernardo Cueva, 2021 takvim yılıyla beraber Brentford’ın duran toplarını yönetmeye başladı.

Bu isim, ilerleyen satırlarda yeniden karşımıza çıkacak. Zira Cueva’nın meziyetleri, çok kısa bir süre önce Milli Takımımızın 2 puanına mâl olmuştu.

Bu hikayeye geçmeden önce, Ada’yı sarsan ve kırmızı-beyazlı ekibe şu ana dek tam 4 gol kazandıran taç atışlarına göz atalım.

Brentford’ın kemik kadrosu, boy ortalaması uzun oyunculardan oluşuyor. Teknik direktör Thomas Frank, çoğu müsabakada ilk 11’ini 1.84 ve üzeri en az altı oyuncudan kuruyor.

Bernardo Cueva, taç atışlarında bu kalıp avantajını kale sahası ön çizgisi ve çevresinde kullanmayı hedefliyor.

Penaltı noktasına ve kale sahasının arkasına paralel tehditler atan ekip, yay üzerinde bir şutör, yay içinde de havuza koşu atacak bir oyuncu bırakıyor.

Taç atışlarındaki bir numaralı ilke, kale sahası ön çizgisine atılan topun savunma tarafından rahatça uzaklaştırılmadan yere indirilmesi. Net bir vuruş yapılamasa dahi savunmanın hamlesini bozarak topun yere temas etmesi amaçlanıyor.

Gerek kornerler, gerek frikikler, gerekse taç atışlarında ön direğe atılan topların rakip tarafından karşılanması kolay değil. Zira top o noktaya gelene dek hiçbir savunmacıyla temas etmediği için hücum oyuncusu bir şekilde yön vermeyi başarıyor.

Brentford, bunu engellemek için kale sahasının önüne çakılı bir savunmacı bırakan takımları, bu kişiyi perdeleyecek başka bir hücum oyuncusuyla tuzağa düşürüyor.

Ceza yayının bir adım içinde bekleyen oyuncu, taç yerleşiminde savunmanın en az dikkat ettiği ve konsantrasyonu üzerine yıkmadığı isim oluyor.

Top havadayken, doğal olarak tüm savunma oyuncuları topa bakıyorken arka direkten ve yay içinden iki oyuncunun attıkları koşuları takip etmek güçleşiyor. Bu noktadan sonra, seti anlamlandırmak ve sonuç elde etmek için tek şart kalıyor: Topu bir şekilde yere indirebilmek.

Brentford, bu sezon Arsenal, Manchester United, West Ham ve Watford maçlarında taç atışlarından gol çıkarmayı başardı.

Her noktada var olmak: Köşe vuruşları

Kornerlerde Brentford, tehlike bölgesinin her noktasında silaha sahip olmayı amaçlıyor.

Takımın köşe vuruşu yerleşiminde, kale sahası ön çizgisinde konumlanan en az dört oyuncu, aut ya da taç çizgisine paralel gelen bir pas opsiyonu, ikinci topu alacak ya da gelişine şut çekecek en az iki silah ve arka direkte 1v1 eşleşme bırakılmış bir stoper bulunuyor.

Köşe vuruşu esnasında, yakın direk ve etrafında konumlanmış ve neredeyse kalenin içine kadar girecek oyuncular birkaç adım geri çıkacak darbeli bir kafa vuruşu için pozisyon bulmaya çalışıyor.

Bu geri adımlama, olası alan savunmasının dengesini bozmaya ve savunma oyuncularının toplu halde bir noktaya yönelmelerine yarıyor.

Yakın direkte kafaya çıkan oyuncular, savunmanın odak noktasının dışında kalan uzak direğe ya da kale sahasının uzak köşesine vuruş yapmaya çalışıyorlar. Top kaleye yönelirse zaten çıkarmak zor. Kale sahasının arkasına yönelirse, burada basketbol tarifiyle “zayıf tarafta” kalan ve 1v1 eşleşme yakalayan bir stoper var.

Haliyle bu stoper için boş köşeye tek vuruş yapma imkanı doğuyor.

Kaleye bu kadar yakın noktada kümelenmenin kafa vuruşu ihtimali dışında avantajları da var.

Pozisyonu savunan ekibin her oyuncuyla bire bir eşleşmesi mümkün değil. Zira ön direğe keskin atılması planlanan bir kornerde bire bir eşleşmek, eninde sonunda golü yeme manasını taşıyor.

Atıcıya yaklaşan pas opsiyonunu tamamen boş bırakmak da anlamsız. Sahayı daha çapraz noktadan gören bir futbolcu topu rahatça alır ve orta keserse, bu pozisyon kornerden de tehlikeli hale gelebilir.

Doğal olarak pozisyonu savunan ekip, tüm odağını kale sahasına yüklemek zorunda kalıyor. Bu da Brentford’ın ceza yayı üzerindeki şutörlerine olanak sağlıyor.

Bu oyuncuların ilk ve ikinci toplara vurma şansı olduğu kadar, olası karşı atağı engelleme açısından da kritik rolleri var.

Ayrıyeten, gelen ortayı rakibin karşılaması ve ikinci vuruşla beraber bir karambol oluşması durumunda, bu yerleşimle ofsayttan kaçınma olasılığı da daha fazla. Zira savunma oyuncularının tamamının altıpastan çıkıp ofsayt çizgisi kurmaları çok zor.

En büyük maden: Serbest vuruşlardaki kenar ortaları

Brentford, sezonun geri kalan diliminde tüm bu duran top furyasındaki en yüksek başarı oranını 6 gol ile serbest vuruşlarda yakaladı.

Aslında burada, Cueva’nın sürekli birbirini tekrar eden ancak çoğu takımın önleyemediği bir set söz konusu.

Açılı kenar ortalarında yakın direğe atılan toplar nadiren büyük tehdit oluşturur. Zira buraya hareketlenip vuracak oyunculardan topu arkaya sıyırmaları beklenir.

Bu tip toplarda genelikle merkeze ya da arka direğe kesilen ortalardan gol çıkıyor. Brentford, bu topları çoğunlukla arka direğe atmayı tercih ediyor.

Aynı hat üzerinde, birbirine paralel ve belli hizayla yerleşmiş dört hücum oyuncusu kendi koşu alanlarından ceza sahasına hareketleniyorlar. En arkada, topun herkesi aşması ve ayak hizasına inmesi ihtimaline karşı serbest bir şutör bekliyor.

Amaç, bu şutör ile merkezdeki oyuncular arasında kalan uzun oyuncuya (bu genellikle Pontus Jansson oluyor) tamamen 1v1 kalacağı bir eşleşme hazırlamak. Rakibi takip etmeyen tüm ek savunmacıların merkezi gözlediği anda bu 1’e 1 eşleşme, boy farkını da kullanarak net bir kafa vuruşu imkanı doğuruyor.

Bu yerleşimin pek çok maçta tekrar ettiğine ve tabelaya yaklaştırdığına şahitlik edebiliriz.

En önemli avantajı, savunmanın bir sürpriz yaparak arka direğe odaklanması durumunda merkezde en az üç oyuncuya top kesebilme ihtimali bulunuyor oluşu.

Tüm bu hazırlığa rağmen, setin böyle şekillenmesinde fiziksel açıdan ağır basan oyunculara sahip olmanın etkisi büyük. Eğer 1.90 üzerinde kafa vuruşu silahlarına sahip olunmasaydı, muhtemelen penaltı noktasına keskin ortalar atılacaktı.

Elbette, savunma hatalarına göre şekillenen farklı opsiyonlar mevcut.

Maç boyu duran toplarda alan savunması yapan ve bunun getirisi olarak rakibinin nerede kümelendiğiyle pek ilgilenmeyen Wolves, hiçbir rakip oyununun bulunmadığı bölgeyi 6 kişiyle korurken, arka direkte tam 4 oyuncuyu boş bırakmıştı.

Zaten topları bu bölgeye kesmeyi hedefleyen Brentford, net bir şut imkanıyla tabelayı değiştirmeyi başarmıştı.

Bernardo Cueva ve Thomas Frank, oyunun her alanında mükemmeliyeti hedefleyen takımlara karşı standart setlerini uygulamakta zorlanabileceklerinin farkındalar.

Bunun bir sonucu olarak, Liverpool maçında sezon standartlarından farklı ve şahane bir serbest vuruş seti izlettiler.

Ceza sahasındaki tek oyuncunun kasıtlı olarak ofsayt çizgisinin önünde beklediği, diğer tüm hücum oyuncularının dışarıdan ivmelenerek geldiği bu oyun, sağ kanattaki hücum oyuncusunu sıfıra indirmek üzere kurgulanıyor.

İlk pasla birlikte, geriden ivmelenen oyuncular ceza sahasına girmeye başlıyor. Liverpool savunması, bu oyuncuları ofsayta düşürdüklerini düşünerek teyakkuza geçmiyor. Brentford topu sıfıra indirmek istediği için ofsayt gibi bir kaygıları yok.

Henüz ilk topla birlikte istedikleri koşu alanını buluyor ve seti işliyorlar.

Topun son çizgiye indirildiği esnada, ofsayt yerleşimi yapmaya çalışırken tüm oyuncuları kaçırmış Liverpool savunmasının verdiği boşlukları görüyoruz.

Brentford’ın saniyeler sonraki hareketlenmelerle birlikte, ceza sahasında çok rahat bir gol vuruşu yapabilecek en az üç oyuncusu var.

Mükemmel bir set.

Cueva’nın Türkiye – Norveç maçına etkisi

Satırların sonunu, başlangıç aşamasında değindiğim ve aslında ders çıkarmamız gereken tesadüfle getirelim.

Norveç Futbol Federasyonu, Brentford’ın duran top performansından etkilenerek Ekim ayındaki milli arada Bernardo Cueva’yı “ödünç” alıyorlar.

Türkiye ve Karadağ karşısında çıkacak Norveç, bu takvime Haaland, Sörloth, King gibi yıldızlarından yoksun giriyor. Solbakken, forvet hattında orijini orta saha olan Thorstvedt’i kullanmak zorunda kalıyor.

Haliyle Norveç, gol atmak için daha kestirme yollar aramakla yükümlü kalıyor.

İstanbul’da oynanan Türkiye-Norveç maçı 1-0 üstünlüğümüzle devam ederken, rakip takım bir köşe vuruşu kazanıyor.

Paslaşarak kullanılan ve ilk anda tehlike bölgesinde yalnızca bir oyuncunun konumlandığı Norveç kornerinde, kafa topunu alması plananan tüm oyuncular geriden ivmelenerek getiriliyor. Bu sayede hızlarını alarak Türkiye savunmasına karşı daha yükseğe çıkmaları amaçlanıyor.

Yüksek top, Brentford’ın da kullandığı gibi kale sahası arka çizgisine doğru indiriliyor. Bu esnada top odaklı hareket eden ve vücudunu öne atan savunma oyuncuarımız, bir anda arkaya çevrilen topa karşı reaksiyonsuz kalıyor.

Bulunan boş pozisyon ve atılan gol, Norveç’i santrforsuz geldiği deplasmanda istediğini almaya, Milli Takımımızı ise ikinci sırayı elde etmek için Norveç’in puan kaybını beklemeye itiyor.

Bir not olarak ekleyeyim; Aynı takvimde oynanan Norveç-Karadağ maçında da Kuzey ekibi müsabakanın kilidini bir duran top golüyle açtı.

Futbol geliştikçe detaylar daha da önem kazanıyor. Kısıtlı bir takımsanız, bu kısıtlılığı kırabilmek için detaylara önem vermek zorundasınız. Önlem alınan bir ekipseniz, neredeyse herkesin set savunması yapmayı öğrendiği günümüz futboluna farklılık getirmekle yükümlüsünüz.

Ortalama olarak her dört golden birini temsil eden duran topları ikinci-üçüncü plana atmak, bizler için en az oyunun fiziksel gerekliliklerini yok saymak kadar büyük bir problem.

Biraz uzun olsa da bu satırlarda keyif almış olmanızı diliyor, yeni içeriklerde buluşma temennisiyle vakit ayıran herkese teşekkür ediyorum.

AdminAdmin